Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle
2.23
2.83
0.00


ALİ ŞÜKRÜ BEYİ KİM ÖLDÜRDÜ?

ALİ ŞÜKRÜ BEYİ KİM ÖLDÜRDÜ?

2 Nisan 1923 bizim için kara gündür. Abazıpkalarımızdan da karadır bu gün. Kahpece öldürülmüştür Ağamız. Yaralı olarak sedyedeyken İsmail Hakkı Tekçe adındaki biri ..

30 Mart 2008 22:59
font boyutu küçülsün büyüsün


2 Nisan 1923 bizim için kara gündür. Abazıpkalarımızdan da karadır bu gün. Kahpece öldürülmüştür Ağamız. Yaralı olarak sedyedeyken İsmail Hakkı Tekçe adındaki biri tarafından başından vurularak infaz edilmiştir.

Kimdir bu adam? Bildiğiniz gibi Atatürk'ün muhafızlığı görevini Giresun Uşakları yerine getirmekteydiler. Osman Ağamızın çetesi. Dedem Milis Yüzbaşı Gümüşreisoğlu Mustafa Kaptan da muhafız alayının komutanıydı. Daha sonra Yüzbaşı İsmail Hakkı Tekçe'de koruma birliğine girdi. 1 Nisan'ı 2 Nisan'a bağlayan gece Giresun muhafız alayı Meclis kararıyla lavedilerek muhafız alayı komutanlığına İsmail Hakkı Tekçe getirilmiştir.

İsmail Hakkı Tekçe, daha önce de Trabzonlu Kayıkçılar Kahyası Yahya kaptan'ı öldürmüş ve bu suçu Osman Ağanın üstüne atmıştır. Yahya Kaptan, Türkiye Kominist Partisi'nin başkanı (Giresun'lu) Mustafa Suphi ve arkadaşlarını öldürmüştür. Ayrıca Enver Paşa taraftarı olarak bilinmektedir. Osman Ağa defalarca Yahya Kaptan'ı kendisinin ve adamlarının öldürmediğini söylediyse de, bu cinayet üzerine yıkılmıştır. Çünkü Yahya Kaptan'ı tuzağa düşüren ve kurşun yağmuruna tutanların üzerinde Giresun uşaklarının giyindiği abazıpka bulunmaktadır. Ancak 1970'li yıllarda General olarak ordudan emekliye ayrılmış olan İsmail Hakkı Tekçe, Milliyet Gazetesi'ne hatıralarını anlatırken, Yahya Kaptan'ı kendisinin ve Giresun'luların abazıpkasını giyinen adamları tarafından öldürdüğünü ve bu olayı Osman Ağa'nın üstüne yıktığını itiraf etmiştir.

İ.Hakkı Tekçe, Osman Ağa'yı da öldürmüştür. Pekiyi Trabzon Milletvekili Ali Şükrü Beyi kim öldürmüştür? Bu konuda çok yorum yapılmış, ama yargılama yapılmadan Osman Ağamız infaz edilmiştir.

Ali Şükrü Bey, 1. TBMM'deki gericilerin ve padişah yanlılarının toplandığı 2. grup adı verilen grubun liderlerinden ve Mustafa Kemal Paşa'nın en önemli muhalifi hatta rakibidir. O dönemde Mustafa Kemak Paşa en önemli güç ve lider olmakla beraber, tek güç ve lider değildir. Kurtuluş savaşı sonucunda egemenliğin, zaferi kazanan milletin değil de, düşmanla işbirliği yapan Osmanlı hanedanının olmasını isteyenler de çok önemli bir güçtür. Onlarda Müdafaa-i Hukuk ruhu yoktur. Ali Şükrü Beyin görüşü galip gelse, bugünleri göremezdik (2001 yılına kadarki dönem desem daha ugun olur sanırım, 2001'den sonra rotamızı değiştirecek adımlar atılıyor).

Ali Şükrü Beyin öldürülmesi olayı ise o günlerin en ilginç olayıdır. Ali Şürkü ile Mustafa Kemal Paşa'nın kavgası, hatta Paşa'nın birgün TBMM'de konuşma yaparken Ali Şükrü'nün muhalefetiyle karşılaşması üzerine eli cebinde (tabancasında) kürsüden indiği ve birbirlerinin üzerine yürüdükleri, Meclis Başkanı'nın çanı ortalarına fırlatmasıyle kavganın önlendiği herkes tarafından bilinmektedir. Bu olay ve Osman Ağa'nın gözünü budaktan esirgememesi, önce Allah sonra Paşa demesi, kayıtsız şartsız Paşa'ya itaat etmesi, tüm yazarlara Ali Şükrü olayını Osman Ağa'nın ve Atatürk karşıtları tarafına da Mustafa Kemal Paşa'nın üstüne yıkmalarına neden olmuştur. Bu çok basit bir yorumdur. Zaten birileri tarafından da bu sonucun çıkarılması istenmiştir. Ancak gerçekler bence bu şekilde değil. Biraz da başka açıdan bakmak lazım:

1- Giresun Uşaklarının komutanı Osman Ağa, hem Mustafa Kemal Paşa'nın, hem de TBMM'nin korumasından sorumludur. Meclise silahlı girebilme hakkı sadece Giresun Uşaklarınındır. Bunun dışında her cepheye asker toplayarak yollayan ve 42. ve 47. Gönüllü Alaylarını kuran Osman Ağa, dönmin en prestiji komutanı ve liderlerinden biridir. Pontus meselesini bitirmiş, Kürt (Koçgiri) isyanını bastırmış, her cephede savaşarak zaferler kazanmış, İzmir'e kadar düşmanı kovalamış ve düşmanı denize dökmüştür. Mustafa Kemal Paşa, canını ve hükümetini onlara teslim etmiştir. Abazıpkalarıyla diğer askerlerden ayrılan bu birlikler, özel birlikler olarak görülmüşlerdir.

2- Mustafa Kemal Paşa'yı ortadan kaldırmak isteyen birçok güç bulunmaktadır. Enver Paşacılar ve Padişahçılar bunların başındadır. Mustafa kemal Paşa'yı ortadan kaldırmak için ona ulaşmak lazımdır ki bu hemen hemen imkansız gibidir. Çünkü Giresun Uşakları, abazıpkalılar bir gölge gibi onu izlemektedir. Osman Ağa ve Giresun Uşakları ortadan kaldırılmadan Ata'ya ulaşılamaz.

3- Ata ile Ağa'nın arası nasıl açılabilir? Siyasi cinayetler Ağa'nın üstüne yıkılır ve emri Ata verdi söylentisi çıkarılırsa, araları açılır. Ata'nın prestiji sarsılır ve iktidardan düşürülebilir. Üstelik bir de 2. grup içindeki liderlik mücadelesi yapanlar, önemli bir rakiplerinden kurtulmuş olurlar.

4- Basit ve pek de önemli becerilere sahip olmayan küçük bir subayın, Ata'nın muhafızı olarak geleceğini garanti altına alabilmesi için, komutan olabilmesi için Giresun Uşaklarından ve Osman Ağa'dan kurtulması lazımdır. Yahya Kaptan cinayetiyle bunu elde edemediyse de, Ali Şükrü Bey cinayeti bu yolu ona açabilir.

Şimdi cinayet delillerine bakalım:

a) Osman Ağa'nın sağ kolu ve muhafız alayının komutanı Gümüşreisoğlu Mustafa Kaptan ile Ali Şükrü Bey kahveden kol kola çıkarlar ve birlikte yürürler. Görgü tanıkları vardır.

b) Osman Ağa ile Ali Şükrü Bey, Ağa'nın Samanpazarındaki evinde yemek yerler.

c) Ali Şükrü Bey birkaç gün ortada görünmeyince, Ağa'nın evinde çalışan kadınlar sorguya alınır (tabiki işkence ve baskı ile, hatta demediklerini dedi diye yazarak) evden silah sesi geldiği ve bir kişinin yere düştüğünü/yuvarlandığını duyduklarını söylerler (daha doğrusu söyletilirler).

d) Ankara'nın biraz dışında bir subay güya sinek yığını görür de, oraya bakınca eli dışarda olarak görülen bir kişinin gömülü olduğunu görür, açılınca Ali Şükrü Beyin cesedi çıkar.

e) Cesedin elinde sözüm ona Osman Ağa'nın evindeki sandalyenin hasırından bir parça bulunur.  Ali Şükrü Bey boğularak öldürülmüştür. Boğulurken hasır sandalyeden bir parça koparmış ve bu parça da ilginç bir şekilde elinde kalmıştır. Bu subay gelsin beni öldüren kim bulsun diye sanırım.

Bu dedilleri inceleyelim. Nasıl da mantık hatası var. Açıkca bir cinayet işlenmiş ve (tıpkı Yahya Kaptan cinayetinde olduğu gibi) bu cinayet Ağamızın üstüne yıkılmış. Şöyle ki; evde çalışan kadınlar silah sesi duyuyor, yere düşme sesi duyuyorlar. Ama çukurdan boğularak ölüdürülen Ali Şükrü'nün cesedi çıkıyır. Üstelik elinde bir hasır parçası var. İlginç bir şekilde bu hasır parçasının da Ağamızın evindeki sandalyeye ait olduğu sonucuna varılıyor. Öldürenler delil bırakmaktan hiç kaçınmamışlar. Üstelik dünya kadar boş yer varken, Ankara yakınlarında bir yere gömülüyor, üstelik yarı açık gömülmüş. Subay da sinaklerden iz sürerek eliyle koymuş gibi cesedi buluyor. Hayatımda duyduğum en komik deliller bunlar. Bu cinayet senaryosunu yazan çok vasat bir zekaya sahipmiş. Osman Ağa çeteidir, gerektiğinde gözünü kırpmadan adam da öldürmüştür. Zamanın şartları onu gerektiriyordur çünkü. Daha demokrasiden sözeden yoktur o zamanlar. İhanet, kan, ateş, barut, acı, savaş ve isyanların yıllarıdır o yıllar. Tuzak kurmayı, gerektiğinde düşmanı öldürmeyi iyi bilen bir kişi ve çeteleri, bu kadar basit delil bırakabilirler mi? Hiç mantıklı geliyor mu?

Ata'nın da öldürtmediği çok belli. Çünkü ilk şüphe O'nun üstünde olurdu ve O'nu çok zor durumda bırakırdı. Bu konuda başarıya ulaştılar. Ankara Savcısı Atamızı da sorguya çekmiştir. Siyasi açıdan çok zor durumda kalmıştır.

Ağa öldürülmeseydi, oyun ortaya çıkacaktı. Mustafa Kemal Paşa da Ağa'yı koruyacaktı. Mevki meraklısı birileri ise muradlarına eremeyeceklerdi.

2. Gruptakiler, siyasi rakiplerini ortadan kaldırırken, Ata'yı hem zor duruma düşürmüşler, hem de en sadık korumasından etmişlerdir. Bir taşla 3 kuş vurmuşlardır.

Ata'mız, Ağa'mızı koruyamadıysa da, kurşuna dizilmek üzere olan Giresun Uşaklarını (dedem dahil) korumuş, İsmet Paşa'yı ve Kazım karabakir Paşa'yı devreye sokarak, kurşuna dizilmelerini önlemiştir. Daha sonra Milis Yüzbaşı olan dedemin (2. grubun tüm itirazlarına rağmen) Askeri Mahkemede yargılanmasını ve hapis cezası ile kurtulmasını sağlamıştır. Ölene kadar da gerek Ağa'mızın ailesi ile, gerekse benim ailem ile ilişkisini kesmemiştir. Osman Ağamızın mezarının bir fındık bakçesinde olduğunu duyunca da, hemen Kale'nin en yüksek yerine anıt mezar yaptırılmasını ve Ağamızın oraya nakledilmesini buyurmuştur. En azından bu da Atamızın Ali Şükrü Bey ve Ağamızn cinayetiyle bir ilgisi olmadığını göstermektedir.

En acı sonuçlardan bir ise, bazı kötüniyetli kişiler, Giresun'luları Atamıza karşı doldurmuşlardır. Oysa biz herzaman Atamızın muhafızıyız. Bu bize vasiyettir.

SONUÇ OLARAK, Ali Şükrü Bey cinayeti haksız olarak Osman Ağa'nın ve Giresunluların üstüne yıkılmıştır. Trabzonlu kardeşlerimizle aramızın açılmasında kullanılmıştır. Giresun Şehri cezalandırılmış, hiç yatırım yapılmamıştır. Hata 80'li yılların sonuna kadar trafik levhalarında bile Giresun adı yazmazdı. Bu haksızlıkların bedelini ödetmemiz lazım. Birlik olmamız lazım.

2 Nisan günü, Atamızın büyük muhafızı OSMAN AĞA'mızın kabrinde buluşalım.

Atatürkçü Hemşehrilerim Sizleri Çok Seviyorum, Yüreğim Sizlerle.


Giresun Hacıhüsyin Mahalleli
Alidayıoğlu (Mıskalagil) Av. İsmail Altay

Kaynak : http://giresunusaklari.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000007264191








Bu haber 17,960 defa okundu.


yorumlayorum ekle


Yorumlar (3)
  • kazım hunbiloğlu / 15 Ekim 2012 17:23

    yeni bilgi-yeni bakış.birçok rivayetler var.gerici ve yobaz -ırkcı kesimler tarafından ,osman ağa olayı, atatürk e yüklenmekte,ve halkın büyük çoğunlu böyle bilmekte ve bir kısım işbirlikci karanlık güçlerce böyle bilinmesi sağlanmaktadır.hanüz daha karanlık noktalar olmakla birrlikde,bilinen tüm bilgilerin yanlış olduğu varsayımı ağır basmaktadır.bence bu cinayetlerin altında ,uluslararası siyaset yatmaktadır.osman ağanın kellesi padişahdan isteyen işgal kuvvetleri, ilk zaman başaramamış, ve bir zaman sonra amacına bir şekilde ulaşmıştır.bu olay, derin ve çok yönlü araştırılırsa ,cumhuriyet tarimizden bu güne kadar gelen karanlık , işbirlikci haraket gün yüzüne çıkacaktır düşüncesindeyim .bu konuyu farklı yazarlardan ve tanıklardan inceleme imkanım oldu.bir türlü köşeleri birleştiremedim.anadalu isyanının temelinde giresun uşakları vardır.giresundan çakılacak birt çakmak taşı tüm ülke topraklarını kapsar.bunu bilen ülke işbirlikcileri, giresundan çıkan vatanseverleri en ağır bir biçimde susturma yoluna gitmişlerdir.bizim bilmediğimiz, birilerinin çok iyi bildiği ve halen süren karanlık bir sistematiğin içinde denetim altında tutulmaktayız, ve yavaş yavaş yıpratılarak yok edilmek istenmekteyiz.ve bu planın kökleri topal osman ağa ve ali şükrüpaşa cinayetleridir..kurtuluş hareketini başalatanlar karadenizli vatanseverler ve çetelerdir.atatürk ankaraya çıkmadıda samsuna niye çıkdı hiç düşündünüzmü?çünkü samsun laz çetelerinin korumasın karadenize başkent yapılmışdı.ve krdnzi bölgesi kurtulmuşdu.bu olay çözülürse ,bu ülkenin temelinde karanlık birşey kalmaz.ilginize.
  • ABAZIPKA / 11 Eylül 2008 13:45

    OSMAN AĞA

    OSMAN AGANIN HAKSIZLIGA UGRADIGI VE HAİNCE ÖLDÜRÜLDÜĞÜ BİR GERCEKTİR İNANAIN BUNU HER İNSANA ANLATMAK VE PAYLAŞMAK GEREKİYOR MAİL OLAARK YOLLAYIN ARKADAŞLARINIZA BU YAZIYI . EVET ALİ ŞÜKRÜ PAŞA ATATÜRKKE KARSI YANLIŞ TAVIRLAR İÇERİSİNDEDİR. AMA ASIL SORUN İSMAİL HAKKI TEKÇE NİN DEVAMLI OSMAN AGA ÜZERİNE YAPMIŞ OLDUGU OYUNLARDIR. MUHAFIZ ALAY KOMUTANI OLMAK EN SEREFLİ GÖREVLERDEN BİRİDİRVE 42. 47 ALAYIN KOMUTANI OLMAK RUMLARI ANADOLUDAN ATMAK İZMİRDE YUNANI DENİZE DÖKMEK SAKARYADA SAVAŞMAK BUNLAR HER KOMUTANA VASIL OLAN SEYLER DEĞİLDİR. . MUSTAFA KEMALİ BUNCA KİŞİ VARKEN OSMAN AĞANIN SEÇİLMESİ VE KORUMASI NE ŞEREFLİ BİR GÖREV .
  • Akın Aydın (SökenLi) / 26 Ağustos 2008 04:13

    !!

    Biliyordum da bu kadar değil.Ama Ağa'mız anlı açık öldü.Zaten öldürmeseler Ağa gider sıkardı o Ali Şükrü'ye o lafların üzerine.Mekanın cennet olsun Ağa'm 2008 de bile hala kızgınız sana yapılan haksızlığa..İzindeyiz

    GiReSuN'Lu AkıN !